Genel

Sıfırdan Bir İşletme Kurmak İçin Bilinmesi Gerekenler (Kendi İşini Kurma Fikri)

Sıfırdan Bir İşletme Kurmak İçin Bilinmesi Gerekenler (Kendi İşini Kurma Fikri)

Kendi kendine mba

Kendi Kendine MBA

  • Yayıncı: PEGASUS YAYINLARI

Satın Al

Kitapta, sadece önemli olarak işaretlediğim yerleri konu aldım. “İşletme okullarına neden gidilmemeli?”,” İşletme okullarının tarihçesi, gelişimi” ya da “MBA programı neden gereksizdir?” vb. kısımları atladım. Bazı kısımları alıntı yaptım. Diğer kısımları kendi cümlelerimle yazdım.

Ayrıca kitap içerisinde yeni bir iş kurmak isteyen bireylerin, kuracağı işin tutup tutmayacağı, risk yönetimi, iflas etme gibi durumlarla karşılaşmamak için yapılması gerekenler hakkında kapsamlı bilgiler var. Eğer yeni bir iş kurmayı düşünüyorsan, e-ticaret ile uğraşıyorsan, aklında bir iş fikri varsa kitabı satın alarak okumanı tavsiye ederim. Yukarıda satın alma linki var. Bu yazıda atladığım kitaptan atladığım bazı kısımlar senin için gerçekten faydalı olabilir.


Kendini İşini Kurmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Sayfa 1 – 5

Herhangi bir konuyu öğrenmek için her şeyi bilmek zorunda değilsin. Temel prensiplerini en iyi şekilde öğrenmek ve harekete geçmek en iyisidir.

  • Bir işletme gerçekte nasıl yürür?
  • Yeni bir iş nasıl kurulur?
  • Mevcut iş nasıl geliştirilir?
  • Bireysel hedeflerinizi gerçekleştirmek için işle ilgili becerilerinizi nasıl kullanabilirsiniz?

Bu sorulara net cevap verilmesi birçok kişiyi arkada bırakmanı sağlar. Gerçek anlamda bir işletmeyi yürütebilme konusunda tecrübeli, “zor bulunan” bir insan olmanı sağlar.

Kısaca işletme becerilerini geliştirmek için her şeyi bilmek gerekmez. Temel prensipleri öğrenmek başarılı olmak için yeterli olacaktır.

Öğrenilmesi gereken bu temel prensipler – yani işletme konseptleri – Josh Kaufman için birer zihinsel model olarak adlandırılır. Zihinsel modeller, işlerin nasıl yürüdüğü anlayıp anlamadığımızı gösteren konseptlerdir.

Tüm bu zihinsel modellerin bir araya gelmesi sonucunda bir işletmenin sürdürülebilir olması için sağlam temeller atılmış olur.

Birçok insan bir iş kurmanın zorluğundan bahseder. İş kurmak riskli gelir. Ya da bir işe başlamak için çok ciddi meblağda sermaye, para olması gerektiğinden bahseder. Bu sebeple ciddi oranda bir borç alınması gerektiğini savunur.

Ya da benzer şekilde bir iş kurmak için ne kadar bildiğin ya da tecrübeli olduğun değil, kimleri tanıdığın, çevrenin ne kadar geniş olup olmadığının önemi savunulur. Bunların hepsi iş kurmak isteyen insanların veya iş kurmak için fikir alışverişi yaptığında çevresinden gelen söylemlerdir. Bu söylemlerde aslında az önce bahsedilen “zihinsel modeller” olarak isimlendirilir. Ancak bu zihinsel modeller doğru değildir.

Yanlış zihinsel modellere sahip insanlardan sıklıkla şu sözleri duyabilirsiniz;

  • İş kurmak riskli. Ne gerek var?

Evet riskli. Riskin olmadığı herhangi bir şey yok. Önemli olan riskleri görüp en aza indirmektir.

  • Gir maaşlı bir işe çalış. Memur ol. Niye bu tarz şeylerle uğraşıyorsun?

Türkiye’de iş bulmak başlı başına zor. Bulduğunu varsayalım, patrona yalakalık yapan, yüksek maaş alan tiplerin arasından sıyrılmak bile başlı başına zor.

Tüm bu gerçekleri bir köşeye koyalım. Memursun. Ya da maaşlı bir işte çalışıyorsun. Ayrıca her ay 0 TL maliyetinin olduğunu varsayalım. Sosyalleşmiyor, yemek dahi yemiyorsun ve tüm paranı biriktiriyorsun.

Biriktirdiğin para ile kesinlikle lüks olmayan ortalama bir araba satın almak ve A noktasından B noktasına ortalama bir araba (2.el) ile gitmek için kaç maaş biriktirmen gerekiyor?

Kirada kalmamak, başını sokabileceğin eli yüzü düzgün bir eve sahip olmak için kaç maaş biriktirmen gerekiyor?

Ya da insan 15-30 günlük bir tatil yaptın (ki çoğu insan için 15 gün tatil yapmak bile muhteşem bir şey). Dinlendin, keyif aldın. Bunun için emek harcadığın kaç aylık zamanını hiçe sayman gerekiyor?

Kendi işini kurman ve başarılı olman risklidir. Evet doğru. Ama başarılı olursan tatilini gönül rahatlığıyla yapabilirsin. Kendi evini ve arabanı insani şartlar altında alabilirsin. Kendi işini yapmakla en azından bunları elde edebilme olasılığın var. Öbür türlü neredeyse tüm ömrünü vermen gerekecek.

  • Başarılı bir iş kurmak için muhteşem bir plan, kusursuz bir strateji düşünmem gerekiyor. Planımı yaptıktan sonra kendi işimi kurmak için harekete geçmem gerekli.

Kervan yolda düzülür… Ne kadar plan yaparsan yap mutlaka olumsuz durumlarla karşılaşacaksın. Bu olumsuzlukların olması, işlerin tahmin ettiği gibi yürümemesi ve kötü şeylerin yaşanması son derece doğaldır. Dolayısıyla basit bir planla yola çıkabilir, sonrasına yolda bakabilirsin.

  • Kendi işimi kurabilmem için çok büyük bir sermaye gerekir. Borç para almam gerekir

Eğer bir üretim fabrikası kurman gerekiyorsa evet doğru. Ciddi bir sermaye gerekir. Borca girmen gerekir. Ama dürüst olmak gerekirse birçok kişinin kurmak istediği iş için ciddi sermaye gerekmez. Küçük meblağlar ile başlangıç yapabilir. Adım adım büyütülebilir. Bir bebek gibi önce olduğun yerde sürünebilir sonra emekleyebilirsiniz. Ayağa kalkıp paytak paytak yürüyebilir ve sonra koşmayı öğrenebilirsin.

  • İşi ne kadar iyi yaptığın değil, kimleri tanıdığın önemli. Torpil şart.

Kendi Kendine MBA kitabının yazarı Josh Kaufman, burada bilginin daha önemli olduğunu söylemiş ama dürüst olmak her zaman iyidir. Burası Türkiye ve kendine has bir dinamiği olan ülke.. Birilerini tanıyor olman ya da torpil sayesinde tecrübesiz olsan dahi çok güzel yerlere gelebilirsin.

Ama bir işe başlama ve o işi büyütmek için kimseyi tanıman gerekmiyor. İşini büyütmek gibi karşılıklı kazan kazan ilişkisi altında yeni insanlar tanımaya da özen göstermen gerekiyor.

Zamanla bu şekilde biriktirdiğin insanlar sana maddi / manevi kazanç sağlıyor. Önemli olan ortamını vizyonsuz insanlarla doldurmak değil, seninle aynı vizyona sahip ve başarılı olan insanlarla doldurmaktır.

Sonraki süreçte bu insanlarla iş yapabilir ve doğrudan kazanç sağlayabilirsiniz. Konu sadece “para” da değil. Bilmediğin bir alanda “memur” zihniyetli insanlarla doğru yolu bulamazsın. Gerçekten tecrübe sahibi bu insanlardan doğru olanı öğrenebilirsin.

En sevdiğim sözlerden biri;

Yakınındaki 5 insanın ortalaması kadarsındır. 5 mühendis ile takılırsan 6. mühendis sen olursun. 5 aptal ile takılırsan 6. aptal sen olursun.

Ayrıca kesin bir şekilde herhangi bir ihtiyacın giderilmesi noktasında “bilgili” kişiler, ön plana çıkabiliyor ve kendine çevre edinebiliyor.

Kendi kendini yetiştirmiş birçok insan, en ünlü üniversitelerin doktora, yüksek lisans veya lisans mezunlarını cebinden çıkarır.

Ludwing Von Mises (Avusturyalı iktisatçı ve İnsan Eylemi kitabının yazarı)

Her Başarılı İşletmenin Yaptığı ve Dikkat Ettiği 5 Unsur

Sayfa 5 – 6

Başarılı bir işletme aşağıdaki 5 unsur krtik öneme sahiptir;

  1. Her başarılı bir işletme, bir değer üretir.
  2. Bir değerin üretilebilmesi için bu değerin istenmesi veya bu değere ihtiyaç duyulması gerekir.
  3. Bu değerin fiyatı, insanlar tarafından karşılanabilir olması.
  4. Satın alınan değer, satın alanın beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılamalı.
  5. Satılan değer, işletme sahibine yeterli geliri sağlamalı.

Bu 5 maddeden herhangi bir tanesinde sorun olursa ortada uzun vadede işletme diye bir şey kalmaz. Yani 5 madde, bir işletme için kritik öneme sahip olması gereken faktördür. Sözde değil, gerçek anlamda bir değer üretilmeli. Bu değer satılabilir olmalıdır. Veya diğer insanların ihtiyaç duyduğu bir değer olmalı… Fiyatı, hem alıcıyı hem satıcı üzmeyecek bir seviyede olmalı.

Özellikle aylık ödeme gerektiren (SEO danışmanlığı vb.) gibi hizmetlerde üretilen değerin fiyatı hem alıcı hem de satıcı için uygun değerde olmalı. Böylece alıcı, her ay çalışmaya devam eder. Sürdürülebilir ve gelir elde edilir. Ayrıca satıcı içinde fiyat üzücü bir oranda olmaz. Böylece üretilen değer anlamlı bir çalışma olur.

Bu 5 kritik öneme sahip unsur için ayrıca şunlarda eşdeğer öneme sahiptir;

  • İnsanların ne istediğini bilmeden değer oluşturamazsın. (Piyasa Araştırması)
  • Müşteri çekmek için önce onların dikkatini çekmen gerekir. Sonra onların ilgilenmesini sağlaman gerekir. (Pazarlama)
  • Bir satışı tamamlaman için öncelikle insanların sözünde duracağına emin olması gerekir. (Değer Sağlama ve İşlmeler)
  • Müşteri memnuniyeti, müşteri beklentisinin fazlasıyla yerine getirilmesiyle sağlanır. (Müşteri Memnuniyeti)
  • Yeterince kar elde etmek, harcanan paradan daha fazla kazanmayı gerektirir. (Maliye)

Yazara göre bu 5 faktörü sağlayabilmek, kritik öneme sahip üst kısımda yer alan 5 unsuru sağlar. Bu 5 faktörden bir ya da birkaçının sağlanmaması durumunda işletme uzun ömürlü olmaz.

İşletmeler Nasıl Çalışır?

Sayfa 17 – 19

Her işletme, hemelinde 2 faktöre bağlıdır. İnsanlar ve sistemler.

Sistemler, insanlar tarafından kurulur. Bu sistemler, başka insanlara fayda sağlayarak yaşamaya devam eder. İşletmelerin nasıl yürüdüğünü bilmek için insanların düşünme ve davranış eğilimlerini, nasıl karar aldığını ve bu kararlara göre hareket ettiğini, başkalarıyla nasıl iletişim kurduğunu bilmek gerekir.

Psikoloji ve nörobilimdeki son gelişmeler, insanların yaptığı şeylerin ne yaptığını ve davranışlarımızı nasıl geliştirebileceğimizi, başkalarıyla nasıl daha etkin çalışabileceğimizi açıklıyor.

Ayrıca sistemler, işletmeyi bir arada durmasını sağlayan görünmez, tekrar eden süreçlerden oluşmuş yapılardır.

Basit ya da aşırı kompleks olan tüm işletmelerin temeli böyledir.

Etkili Öğrenme Yöntemi

Sayfa 41 – 42

Yazar, kitabın faydalı olabilmesi için not tutarak okunması gerektiğinden bahsediyor. Kitap, yatağın ya da masanın hemen kenarında olmalı. İçerisinde göz atılmalı ve dikkate değer bir yere denk gelindiğinde not tutulması, gerekirse detaylı bir şekilde sadece o konu üzerine yoğunlaşılması gerektiğinden bahsediyor.

Aslında yazar burada sadece kitabın nasıl okunması gerektiğinden bahsediyor. Ama genel olarak çalışırken, kitap okurken, herhangi bir şeyi öğrenirken (öğrenciysen ders çalışmak içinde geçerli) önemsiz yerleri atlamak ve sadece önemli yerlere yoğunlaşmak en iyi yöntemlerden biri.

Ezberim güçlü olmadığı için, öğrendiğim ama kısa sürede pratik edemediğim şeyler için bu internet sitesini kurdum ve öğrendiklerimi bölüm bölüm yazıyorum. Böylece istediğim her zaman telefon üzerinden tekrar hatırlamam daha kısa ve kolay oluyor. Öbür türlü okuduğum bir şeyi eğer biriyle sohbet esnasında anlatmazsam ya da yazmasam kısa bir süre içerisinde unutuyorum.

Bir İşletmenin Temeli (İşletmelerin Olmazsa Olmaz 5 Temel Bileşeni)

Sayfa 43 – 46

Dünyadaki en iyi işletmelerin hepsi, başka insanlar için en fazla değeri yaratan işletmelerdir.

İş kurma fikri, kendi işini kurmak ve sıfırdan işletme kurmak konusunda dikkat edilmesi gereken ilk unsur değer yaratmadır. Bütün insanlar bir şeylere ihtiyaç duyar ve birileri o ihtiyacı karşılar. İhtiyacı karşılamaya değer yaratmak denir. Girişimcilik konusunun temelinde değer yaratma vardır.

İş fikri, işletme kurma rehberi temelinde değer yaratma konusu yer alır. The Personal MBA kitabı özeti de değer yaratma etrafında şekillenir.

Bazı işletmeler, az insan için değer yaratır ve bu sayede başarılı olur. Bazı işletmeler de çok insan için değer yaratır ve yine başarılı olur.

İşletme nasıl kurulur sorusunun temelinde kısaca şu kriterler yer alır;

  • İnsanlar neye ihtiyaç duyar? Bunu keşfedilmeli ve ihtiyaç karşılanmalıdır. (Değer yaratma)
  • Yapılan değer dikkat çekmeli ve talep oluşturulmalıdır. (Pazarlama)
  • Potansiyel sayılabilen müşteriler, ödeme yapabilecek duruma getirilmelidir. (Satış)
  • Vadedilen potansiyel karşı tarafa sunulmalı ve karşı taraf memnun edilmelidir. (Değer sağlama)
  • İşletmenin devamlılığını sağlayabilmek için harcanan emeğin karşılığı olacak kadar net bir kazanç elde edilmesi (Finans)

Bir işletme yukarıdaki 5 temele dayanır. İşletme kurmak, zor ve karmaşık gibi gösterilebilir. Ama bir işletmenin başarılı olması sadece ve sadece yukarıdaki 5 kritere bağlıdır. Sıfırdan işletme kurmak için öncelikle yukarıdaki 5 madde konusunda herhangi bir sorunun kalmaması gerekir.

Kazanç Sağlayan Beceriler

Bir kişi, “iş insanı olmak” ve kendini bu konuda geliştirmek istiyorsa ekonomisini, becerileri üzerinde şekillendirilmelidir.

Girişimcilik; kişilerin kendi becerileri üzerinden kazanç sağlama ile gerçekleştirilir.

Bazı beceriler, çok zevklidir. Keyif veren bir aktivite halidir. Ama ekonomik açıdan değerli bir beceri değildir. Bu, sorun oluşturabilecek bir durumda değildir.

Kısaca kendi işini kurmak isteyen ve girişimci olmak isteyenler için önemli olan şey şunlardır;

  1. İşletmelerin Olmazsa Olmaz 5 Temel Bileşeni” kesinlikle çok iyi anlaşılmalı, bu 5 kriter eksiksiz bir şekilde yerine getirilmelidir. Bu 5 bileşen konusunda senin gelişimini sağlayacak kitap, video, döküman, internet sitesi veya uygulama tarzı kaynaklar kesinlikle ekonomik açıdan değerlidir. Elde edilmeli, öğrenilmeli ve 5 bileşen üzerinde gelişme sağlanmalıdır.
  2. Sende var olan bir beceri, ekonomik bir beceri olmayabilir. Ancak bunu “ekonomik” olacak şekilde dönüştürmelisin.

Kazanç Sağlamayan Beceriyi Ekonomik Beceriye Dönüştürme

Hobi olarak bisiklet sürmeyi çok seven biri bisiklet parçaları satabilir.

İçerik ve hikaye yazmayı seven biri editörlük hizmeti vererek kazanç sağlayabilir.

Resim yapmayı seven biri, çeşitli ürünlerle (cam tablo vb.) resimlerini birleştirip ortaya bir ürün çıkarabilir. Bu ürün satışıyla kazanç elde edebilir.

Bilgisayar oynamayı seven biri, bilgisayar başında çeşitli hizmetler (yazılım, grafik, dijital pazarlama) vererek kazanç sağlayabilir. (Bunun örneği Türkiye’de çok fazla var. Çok fazla birebir şahit oldum.)

Bu ve benzeri yöntemlerle doğrudan veya dolaylı olacak şekilde yeteneğinizi, kazanç kapısı haline getirebilirsiniz. Hobinizi ayrıca kazanç kapısı haline getirmeniz, hayat kalitesini muhteşem bir ölçüde iyileştirecektir.

İnsan Psikolojisini Anlamak (İnsani Dürtüler)

Sayfa 48 – 50

Girişimcilik, sıfırdan işletme kurmak ve iş kurmak için gerekenler arasında insan psikolojisi de yer alır. Başarılı bir iş fikri ve işletme kurmak için insan dürtülerini çok iyi anlamak gerekir.

Bu konuda dürtüleri en kolay ve somut bir şekilde anlamak için Clayton Alderfer’in “ERG Teorisi” adını verdiği ve Maslow hiyerarşisi yorumuna yakından bakmak gerekiyor.

İnsanlar sırasıyla varlıklarını sürdürmek, ilişki kurmak ve gelişmek isterler.

İnsanlar, yaşamlarını sürdürmek için ihtiyaç duyduklara şeylere sahip olduktan sonra arkadaş edinmeye ve kendilerine bir eş bulmaya çalışırlar. Kurdukları arkadaşlıktan tatmin olduktan sonra zevk aldıkları şeyleri yapmaya başlar. İlgilerini çeken konularda kendilerini geliştirmeye başlar.

Yani önce varlık, sonra ilişki ve daha sonra gelişme yer alır. Bu, ERG teorisine göre insan arzularının önceliğini ifade eder. Ancak bu teori, arzuların gerçekleştirilmesi için kullanılabilecek yöntemleri açıklamaz.

Varlık, ilişki ve gelişme arzularını gerçekleştirebilecek yöntemleri anlamak için Harvard İşletme Fakültesi profesörleri ve Driven: How Human Nature Shapes Our Choices kitabının yazarı Paul Lawrence ve Nitin Nohria’ya göre insan kararlarını ve eylemlerini büyük ölçüde etkileyen dört temel insan dürtüsü (ve gözden kaçırdıkları bir insan dürtüsü) vardır. Bunlar;

  1. Elde Etme Dürtüsü
  2. Bağlanma Dürtüsü
  3. Öğrenme Dürtüsü
  4. Savunma Dürtüsü
  5. Hissetme Dürtüsü

Elde Etme Dürtüsü

Bu dürtü sadece fiziksel objeleri elde etmeyi veya bu objeleri biriktirmeyi barındırmaz. Statü, güç ve nüfuz gibi maddi olmayan nitelikleri de elde etmeyi kapsar.

Yatırım bankası, oyunculuk ajansları tarzı şirketler bu dürtüye dayanarak inşa edilir. Bizi zengin biri yapacağını, ünlü edeceğini vaad eden şirketler bu dürtüye bağlıdır.

Bağlanma Dürtüsü

Bir başkası ile platonik veya romantik ilişki kurarak kendini değerli ve sevilen biri arzusunu (hissini) barındırır.

Restoranlar, arkadaş bulma hizmetleri bu dürtüyü hedef alır. Bizi daha çekici, saygı duyulan biri yapmayı vaat eder.

Öğrenme Dürtüsü

Merakı giderme arzusudur.

Yayıncılar, eğitim kursu satıcıları (Udemy eğitimleri satanlar, e-kitapçılar, bol bol konferans düzenleyen şahıslar) bu dürtüyü hedef alır.

Daha bilgili olmayı ve yetenekli kılmayı vaat ederler.

Savunma Dürtüsü

Kendimizi, sevdiklerimizi ve malımızı koruma iç güdüsüdür.

Alarm sistemleri, savunma sanatlarına dair eğitim verenler, hukuk büroları, sigorta ürünleri ve hizmetlerini satan işletmeler bu dürtüyü hedef alır. Güvenliği sağlama ve yaşanabilecek kötü olayları engelleme vaadinde bulunurlar.

Hissetme Dürtüsü

Lawrence ve Nohria’nın ihmal ettiği dürtüdür.

Yeni duygusal uyarıcı, yoğun duygusal deneyimler, mutluluk, heyecan, eğlenme ve öngürü arzusudur. Filmler, oyunlar, konserler ve Onlyfans (vb. +18 içerik yayını yapan platformlar) gibi işletmeler bu dürtüden beslenir.

Mutlu etmek ve sahip olunması için sabırsızlık gösterilen şeyleri vaat ederler.

Dürtüler kısaca bu şekildedir. Toplumun belirli bir kısmı bir konuda ne zaman daha fazlasına ihtiyaç duyarsa hemen ihtiyaç duyulan o şeyi karşılayacak bir pazaryeri oluşur.

Arz edilen her ne kadar fazla dürtüye bağlıysa, potansiyel pazarda o kadar ilgi çekici olacaktır.

Özetle bütün başarılı işletmeler aslında aynı şeyi yapar. Statü, güç, sevgi, saygınlık, bilgi, koruma, mutluluk, heyecan gibi duyguları bir araya getirip paket halinde satar.

Kendi işini kurmak için bu duyguları ve dürtüleri en iyi şekilde anlamalısın.

Dikkat çekmek için satılacak olan hizmetin ya da ürünün bu duygu ve dürtülerden bir ya da daha fazlasını nasıl karşılayacağını en iyi şekilde, açıkça anlatmalısın.

En Önemli Dürtü (Statü Arayışı)

Sayfa 50 – 52

Kendi işini kurmak, risk azaltma ve başarılı bir pazarlama sürecine sahip olmak için insan psikolojisini anlamak çok önemlidir. Bu konuda en zor olan konu başlığı statü arayışıdır. Aynı zamanda en çok kazandıracak ve en çok öğrenmeyi sağlayacak olan şeyde yine statü göstergesidir. Girişimcilik konusunda en iyi iş fikri her zaman statü arayışını karşılayan hizmet ya da ürünlerle sağlanıyor.

“İnsan Psikolojisini Anlamak (İnsani Dürtüler)” başlığında özetle; insanlar önce “hayatta kalma” şartlarını yerine getirmek ister. Yani karnı tok olmalı ve güvenli bir yaşam alanına sahip olmalıdırlar. Daha sonra çevresindeki insanlarla iletişime geçme ihtiyacı duyarlar. Daha sonrasında bu insanlarla olan etkileşimi arttırmak ve ortak bir noktada hayatlarına devam ettirmek, beraber faaliyetlerde bulunmak isterler.

Peki daha sonra ne isterler?

Pahalı saat, marka kıyafetler akla gelen, kişiyi “üstün” gösterebilecek tüm obje ve hissiyata sahip olmak isterler. Etkileşim içerisinde olduğu insanların üzerinde olmak, üstün olmak, fark edilmek isterler…

Statü, etkileşim içerisinde olunan bir grubun tepe noktasında olmak, zirvede yer almak ve üstün olabilmek için gerekli olan tüm fiziksel obje ve hisselerin toplamına denir.

Ormanda grup halinde yaşayan aslanlar arasından erkek olanlar, sürüye önderlik etmek için (lider olmak) birbiriyle çatışma halinde olurlar. Bir erkek aslan, diğer yavru aslanları öldürebilir. Böylece ilerleyen zamanda potansiyel lider adaylarını yok eder. Aynı şekilde yetişkin diğer erkek aslanları da öldürebilir. Böylece liderliğini garanti altına alır.

Aslında şuanda insanlarda aynı aslanlar gibi davranıyor… Aradaki tek fark, insanların “medeniyeti” inşa etmesidir. Bu sayede insanlar, diğer canlılara göre dünyaya hükmedebiliyor. Aslanlar gibi insanlar, çoğu zaman birbirini öldürmek zorunda kalmıyor. Statüyü yükseltmek, üstünlük sağlıyor. Bu sayede liderlik elde edilebiliyor.

Bunu, bilgisayar ya da mobil çevrimiçi oyunlardaki “seviye” sistemi olarak düşünebilirsiniz. “Level 5” olan bir erkek, “Level 1” olan bir erkekten daha üstündür. Ve “Level 5” olan bir erkek “Level 1” olan bir erkeği kolaylıkla alt eder. Ve bazı oyunlar “pay to win” sistemine sahiptir. Tıpkı Türkiye ekonomisi gibi…

Gerçekle kavga etmeden, statü göstergesini iyice anlamalı ve coğrafyanın getirdiği şartları kabul edip yol haritası oluşturulmalıdır.

Statü elde etmek (level kasmak) yıllara ve nesillere göre değişkenlik gösterebilir. 1980’li yıllarda ilk renkli televizyona sahip olmak eskiden bir statü göstergesiydi. Ama artık değil. 2025 yılında sosyal medya hesabında yüksek takipçi sayısına sahip olmak güzel bir statü göstergesi olarak sayılır.

Günümüzde statü göstergesi birçok parametreye sahiptir. Örneğin;

  • İhtiyaçlarınızı kolayca karşılayacak Samsung S24 FE akıllı telefonunu 30.000 TL’ye satın almak yerine 110.000 TL’ye iPhone 16 Pro Max satın almak bir statü göstergesidir. Bu gösterge için insanlar fazladan 80.000 TL (yaklaşık 3 kat) harcama yapıyor. Böylece Level 1’den Level 2’ye yükseliyor.

Benzer mantıkta marka kıyafetler giymekte bir statü göstergesidir. Pahalı saatler, aksesuarlar kuşanmakta bir statü göstergesidir.

Tiktok ya da Instagram’da havalı pozlar paylaşmak ve hikayelerle beraber hem takipçi sayısını hem de etkileşimi arttırmak, aynı zamanda “en güzel benim” ya da “en yakışıklı benim” şeklinde kendini göstermeyi sağlamakta bir statü arayışıdır.

Farklı bir platform olan Linkedin’de “en başarılı benim” şeklinde kendini göstermekte bir statü arayışıdır.

Statü arayışı, üstün olmakla beraber kendini göstermeyi de ifade eder. İnsanlar tarafından fark edilmek, kişinin kendisi hakkında olumlu düşünülmesi ve bunun önemsenmesi statü arayışının doğasında yer alır.

Statü arayışı aynı zamanda birçok psikolojik sorunu da içerisinde barındırır. Aşağılık kompleksi, başka kişiler tarafından onaylanma ihtiyacı vb. psikolojik sorunlar buna örnektir.

Örneğin erkekler arasında en güzel kız ile sevgili olmak statü göstergesidir. En güzel kız ile beraber olmak içinde kaslı bir vücuda sahip olmak, zengin olmak, bir araca sahip olmak vb. unsurların her birine sahip olmakta ayrı ayrı statü göstergeleridir.

Kadınlar için en yakışıklı ya da kaslı erkekle ile birlikte olmak, pahalı araba modellerinde yer almak, en lüks mekanlarda vakit geçirmek ve bu mekanlarda içerik üretip, sosyal medya da pazarlamakta bir statü arayışıdır.

Sırf bu sebeple yarışmacı ya da dövüşçü olmamasına rağmen “kaslı erkek” statüsüne sahip olmak için takviye niteliğinde iğne tedavisi gören, sağlığını kötü şartlara teslim edebilen erkekler bulunuyor.

Ya da daha iyi bir statüye sahip olmak için değişen güzellik algısına ayak uyduran ve birçok estetik ameliyat ile kimyasal maddelere maruz kalan kadınlarda oluyor.

Kişi, sosyal medyada yer alan içeriklerden dolayı kaslı vücuda sahip olabilmeyi bir “ihtiyaç” olarak görüyor. İstediği vücuda kısa yoldan sahip olabilmek uğruna hormon dengesini alt üst edebilecek yöntemlere başvuruyor. Daha sonrasında yine, aynı sosyal medya üzerinden tekrar statü arayışına girerek, kendisi kadar kaslı olmayanları aşağılama ya da “güzel” olarak sınıflandırdığı kadınlardan /erkeklerden ihtiyaç duyduğu ilgiyi alarak statü arayışını genişletiyor.

Parası olmadığı halde, maddi durumunu çok zorlayacak bir telefon, araç, ev ya da farklı objeler satın alan ve çok ciddi maddi sorunlar yaşayan insanlar da bulunuyor.

Özetle…

Karnı aç olan ve yemek bulamayan bir insan son model araç ya da marka kıyafetlerle ilgilenmez. Önemli olan karnını doyurabilmesidir.

Ancak karnı tok ve güvende olan bir insan, belirli bir toplulukla etkileşime geçtiğinde (şu devirde olduğu gibi) en çok enerji harcadığı alan “statü arayışı” olacaktır.

Birçok başarılı ve bol kazanç elde etmiş şirketlerin temeline baktığınızda “statü arayışı” dürtüsüne çok iyi hitap ettiğini görebilirsiniz.

  • Tam olarak birçok kişi bu yüzden 100 TL’lik bir içecek ya da yiyeceğe farklı bir mekanda üstün olabilmek için 10 kat daha fazla para verebiliyor.
  • Bu sebeple 3 kat daha ucuz ve ihtiyacını karşılayacak olmasına rağmen pahalı olan elektronik ürünlere yöneliyorlar.
  • Birçok durumda kalitesi daha düşük olabilen ama çok daha pahalı olan kıyafetleri satın alıyorlar. Çünkü yüksek fiyat verdikleri kıyafetin taşıdığı logo veya amblem, ucuz olanına göre daha yüksek bir statü göstergesi sağlıyor.

İnsanların neyi neden yaptıklarını anlayabilirseniz, kazanç sağlayacak fikirlere çok daha kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Bu konuda “statü arayışı” çok önemli bir insan dürtüsüdür.

Herhangi bir ürün, hizmet ya da satılabilir bir objeyi; insanların “statü göstergesi” olarak görmesini sağlayabilirseniz, en kolay yoldan kazanç kapısını aralayabilir ve başarılı bir işletmenin temelini oluşturabilirsiniz.

Statü Göstergesi Hedef Kitle Karlılık
Level 2 statü göstergeli ürünler Kendince Level 2 statüsüne erişmek isteyenler 10 birim kazanmak
Level 1 statü göstergeli ürünler Kendince Level 1 statüsüne erişmek isteyenler 5 birim kazanmak

Statü arayışının “öcü” gibi gözüktüğünü düşünebilirsiniz. Ama aslında öyle değil. Gelişmeyi ve daha fazlasını yapmayı zorlayan en güçlü motivasyon aslında statü arayışı dürtüsüdür. Statü arayışında sadece aşırıya kaçmamak, çoğunluğa ve trendlere uymamak gerekir.

Toplumun çoğunluğu tarafından kanıksanan ama aslında doğru olmayan statü göstergelerine sahip olursanız, yüksek karlılık oranına sahip hedef kitleye daha kolay bir şekilde erişebilirsiniz.

Piyasa Değerlendirmesi

Sayfa 52 – 57

İş kurma fikri doğrultusunda bir plan yapmış olabilirsiniz. Ancak unutulmaması gereken bir konu daha bulunur. Kendi işini kurmak ve başarılı bir işletmeye sahip olmak için piyasa değerlendirmesi de yapılmalıdır.

  1. Aciliyet: İnsanlar sunduğunuz hizmet ya da ürünü isteme konusunda bir ihtiyaç duyuyor mu? Örneğin eski bir filmi kiralama konusunda kimse acele etmez. Ancak yeni bir filmi kiralama noktasında alıcılar aceleci davranır.
  2. Piyasa Büyüklüğü: Sunduğunuz hizmeti ya da sattığınız ürünü kaç kişi talep ediyor? Örneğin Türkiye’de cadılar bayramı için kostüm satışı yapmaya çalışırsanız alıcı sayısı az olur. Ancak takım elbise satmaya çalışırsanız alıcı sayısı çok daha fazla olacaktır.
  3. Fiyatlandırma Potansiyeli: Sıradan bir potansiyel alıcının satılan ürün ya da hizmeti alabilmesi için yapılabilecek en yüksek fiyatlandırma nedir? Örneğin bir sakız 5 TL’ye satılabilir. Ancak bir mobilya binlerce liraya satılabilir.
  4. Müşteri Kazanma Maliyeti: Yeni bir müşteri kazanmak ne kadar kolay? Örneğin cadılar bayramı için kostüm satmaya çalışan bir işletme, alıcıyı Türkiye’de zor bulur. Ancak takım elbise satmaya çalışan bir işletme alıcıyı kolay bir şekilde bulabilir. Müşteri bulması maliyetli değildir.
  5. Değer Sağlama Maliyeti: Satılan ürünün ya da hizmetin size olan maliyeti nedir? Örneğin plastik bardağın üretimi, cam bardağa göre çok daha düşüktür.
  6. Benzersizlik: Sunduğunuz ürün ya da hizmetin rekabet ettiğiniz diğer işletmelerden farkı ve ayırt edici özelliği nedir? Rakipleriniz sizi kolayca taklit edebilir mi?
  7. Piyasaya Girme Hızı: Satın alma sırasında satılacak ürün ya da hizmeti ne kadar hızlı bir şekilde sunabilirsiniz? Birden fazla talep olduğunda bu talebi hızlı bir şekilde karşılayabilecek misiniz?
  8. Ön Yatırım: Satış yapmadan önce ne kadar yatırım yapabilirsiniz? İşletmeniz satış yapma ve kar elde etme öncesinde ne kadarlık bir yatırıma ihtiyaç duyar? Örneğin bir banka açmak ve kazanç elde etmek istiyorsanız uzun süre çok sağlam bir sermayeye ihtiyacınız olur. Ancak sipariş ile yemek/tatlı hazırlayıp satmak istiyorsanız birkaç malzeme almanız yeterli olacaktır
  9. Yan Ürün Satma Potansiyeli: Ürünle ya da hizmetle ilgili müşterilere sunabileceğiniz yan ürün ya da hizmetiniz var mı? Örneğin telefonunuzda birileriyle iletişim kurmak ve “alo” diyebilmek için dakikanın yanında (sadece dakikaya ihtiyacınız olmasına rağmen) SMS, internet, X aboneliği şeyleri satın aldığınız gibi…
  10. Süreklilik: Bir kere arz yarattıktan sonra sonraki sama işlemleri için ne kadar ek çaba gerekiyor? Örneğin danışmanlık hizmeti veriyorsanız bu, sürekliliği olan bir iş modelidir. Ancak kitap satıyorsanız bir kitabı sadece 1 kez satabilirsiniz.

Kendi işini kurmak isteyenlere tavsiye vermek gerekirse öncelikle yukarıdaki 10 maddeyi değerlendirmesini tavsiye ederim. Kuracağınız iş için bu 10 maddeyi kendinize sorun. Örneğin kuracağınız işte “Yan Ürün Satma Potansiyeli” yüksekse – yani bir ürünün / hizmetin yanında başka ürünler / hizmetler satabiliyorsanız – 10 veya 10’a yakın bir puan verin. Tüm soruları kendinize bu şekilde sorun ve puanlayın.

Eğer toplam puan 50 veya altında çıkarsa başka bir iş fikri bulmayı düşünebilirsiniz. 50 ile 75 arasındaysa iş fikri başarılı olabilir. Ancak ciddi bir emek ve sermayeye ihtiyaç duyabilir.

Rekabetin Gizli Faydası

Aklınızda harika bir iş fikri var. Ancak kuracağınız işin piyasası konusunda şüpheleriniz var.

Eğer sattığınız ürünü ya da hizmeti satın almak isteyen çok ama satan azsa çok başarılı olur ve büyük kazançlar elde edebilirsiniz.

Ancak alıcı sayısının az ya da çok olduğunu bilmiyorsunuz piyasayı ve satılan ürünü / hizmeti test etmeniz gerekir. Bunun için birçok yöntem bulunur. Kendi Kendine MBA kitabında bu konuda çok güzel yöntemlere yer verilmiş. Ancak okuduğunuz içerikte bu konulara değinmeyeceğim.

Girmek istediğiniz piyasada birçok işletme olabilir. Hatta başarılı işletmelerde olabilir. Bu sebeple “zaten bu işi yapanlar var. Düzenini kurmuşlar. Ben bu sektöre girmemeliyim.” şeklinde bir düşünceniz olabilir.

Ancak başarılı işletmelerin olması, birçok işletmenin olması o piyasanın varlığını ve rekabetin yoğun olduğunu gösterir. Dolaysıyla satılacak olan ürün ya da hizmet için “piyasa” endişesi ortadan kalkar.

One thought on “Sıfırdan Bir İşletme Kurmak İçin Bilinmesi Gerekenler (Kendi İşini Kurma Fikri)

  1. Alper dedi ki:

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir